Hegemonya Sonrası Dünyada “Açık Koalisyonlar”
Risk Paylaşımı Ortaklıkları Ne Kadar Sürer?
Amerikan düşünce kuruluşu Council on Foreign Relations’ın başkanı Michael Froman, 6 Şubat 2026’da yayımlanan yazısında, Çin’in kritik mineraller üzerindeki hâkimiyetini dengelemeyi amaçlayan ABD öncülüğündeki yeni girişimleri ele alıyor. Yazının başlığı, “ABD ve Müttefikleri Çin’in Kritik Minerallerdeki Hâkimiyetini Kırmayı Hedefliyor.” Ancak Froman’ın asıl meselesi tek bir toplantı değil; küresel iş birliğinin nasıl bir yöne evrildiği.
Froman, daha önce Foreign Affairs’te geliştirdiği “açık çok taraflılık” kavramına yaslanarak, klasik ve evrensel kurallara dayalı düzenin yerini alan yeni bir işleyişi tarif ediyor. Bu yeni düzende ülkeler, kapsamlı ve kalıcı anlaşmalar yerine, belirli alanlarda, sınırlı hedefler etrafında kurulan esnek koalisyonlara yöneliyor. Washington’daki Kritik Mineraller Bakanlar Toplantısı da Froman’a göre bu dönüşümün somut bir örneği.
Toplantıda tanıtılan FORGE girişimi, kritik minerallerde tedarik güvenliğini artırmayı hedefleyen stratejik bir iş birliği modeli olarak sunuluyor. Daha önce yapay zekâ tedarik zincirleri için geliştirilen Pax Silica da aynı mantığın ürünü. Bu girişimleri ayırt edici kılan nokta, ABD yönetiminin yalnızca diplomatik koordinasyonla yetinmemesi. Devlet kredi veriyor, yatırım yapıyor ve kimi durumlarda doğrudan şirketlere ortak oluyor. Project Vault gibi örneklerde, kamu ve özel finansman birlikte kullanılarak stratejik rezervler oluşturuluyor.
Froman bu yaklaşımın risklerini gizlemiyor. Devletin doğrudan piyasanın içine girmesi, liberal sanayi politikasının ötesine geçiyor ve başarısızlık durumunda maliyet kamuya yükleniyor. Solyndra örneğini bu yüzden hatırlatıyor. Buna rağmen, Çin’e bağımlılığın yaratacağı güvenlik açıkları düşünüldüğünde, bu bedelin göze alınabilir olduğu kanaatinde.
Stratejik tartışmanın merkezinde ise şu soru var: ABD, Çin’le aynı alanlarda rekabet etmeye mi çalışmalı, yoksa inovasyon, geri dönüşüm ve teknolojik sıçrama yoluyla Çin’in kurduğu düzeni baypas mı etmeli? Froman’ın atıf yaptığı çalışmalar, ikinci seçeneğin daha gerçekçi olduğunu savunuyor. ABD’nin Çin’i madenler üzerindeki kontrol kapasitesini artırarak yakalamasının zor olduğunu kabul ediyor.
Froman, müttefiklerin bu koalisyonlara katılımını da realist bir çerçevede ele alıyor. ABD’nin son dönemde müttefikleriyle ilişkilerinde yaşanan gerilimlere rağmen, Çin’e bağımlılığı azaltma hedefi birçok ülke için güçlü bir motivasyon yaratıyor. Ona göre bu durum, ABD’nin hâlâ vazgeçilmez bir ortak olduğunu gösteriyor.
Benim Froman’dan ayrıştığım nokta tam burada başlıyor. Bu tür koalisyonları küresel siyasetin yeni işleyiş biçimi olarak görüyorum. Tek bir düzenin yerini, farklı alanlarda eşzamanlı işleyen çoklu düzenlemeler alıyor. Kurallar konuya ve aktörlere göre değişiyor.
İkinci ayrışma noktası, devletin rolü. Froman bu müdahaleleri zorunlu ama sınırlı uygulamalar olarak okuyor. Oysa devlet çoktan, piyasayı yönlendiren ve riskin kimde kalacağına karar veren bir aktöre dönüşmüş durumda. Bu bir istisna değil, moda deyimle, “yeni normal.”
Bu tür “açık koalisyonlar”ın bir başka ayırt edici özelliği ise sabit saflar üretmemesi. Bir ülke, kritik mineraller alanında ABD ile aynı koalisyonda yer alırken, başka bir başlıkta—ticaret, teknoloji ya da bölgesel güvenlik gibi karşıt kolasyonlarda yer alabiliyor. Bu esneklik yalnızca orta ölçekli ülkeler için değil, büyük güçler için de geçerli. Ancak özellikle orta güçler açısından bu durum yeni bir manevra alanı yaratıyor. Sabit bloklara bağlı olmayan, farklı risk alanlarında farklı ortaklıklar kurabilen ülkeler, küresel gelişmelerde daha etkili bir konuma yükselebiliyor.
Bu nedenle Washington’daki toplantıyı yeni bir düzenin ortaya çıkışı olarak okumak yerine, belirsizlikle başa çıkmaya yönelik geçici ama işlevsel çözümlerin bir örneği olarak değerlendirmek daha doğru. Asıl soru şu: Karşı karşıya kalınan risk ne, bu risk kim tarafından ve ne kadar süreyle taşınacak, ve bu tür “açık koalisyonlar” bu yükü ne kadar süre paylaşabilecek? Belirsizliğe karşı geliştirilen çözümler de belirsiz!
