Yeni Podcast Serim Başlıyor: Büyük Krizler Çağında Devlet ve Kriz Yönetimi
Bir süredir üzerinde çalıştığım yeni podcast serisini sonunda paylaşabilecek bir aşamaya geldim. Başlığı şöyle: Büyük Krizler Çağında Devlet ve Kriz Yönetimi: 1930’lardan Bugüne Bakış.
Bu seride, büyük ekonomik ve siyasal sarsıntılar karşısında devletlerin nasıl düşündüğünü, krizi nasıl tanımladığını ve buna göre nasıl hareket ettiğini ele alıyorum. Çıkış noktam 1930’ların büyük bunalımı olacak. Britanya, Fransa, Almanya, Sovyetler Birliği ve özellikle Franklin Delano Roosevelt dönemindeki Amerika Birleşik Devletleri üzerinden şu soruya bakıyorum: Aynı ölçüde ağır bir kriz karşısında neden her ülke aynı yolu izlemedi?
Serinin önemli bir ekseni Roosevelt olacak. Çünkü Roosevelt’in farkı yalnızca çok sayıda önlem almış olması değildi. Asıl fark, yaşanan bunalımı banka iflası, işsizlik, gelir kaybı, toplumsal güvensizlik ve devlet kapasitesi sorunu olarak birlikte görebilmesiydi. Bu yüzden onun yaklaşımını, yalnızca Amerikan tarihinin bir bölümü olarak değil, büyük krizlerin nasıl okunması gerektiğine dair güçlü bir örnek olarak ele alıyorum.
Ardından bugüne geliyorum. Özellikle Çin’in son yıllarda geliştirdiği kriz yönetimi yaklaşımına bakıyorum. Enerji güvenliği, tedarik zincirleri, dış ticaret koridorları, finansal istikrar, iç talep, kritik teknolojiler ve devlet koordinasyonu gibi başlıklar üzerinden şu soruyu tartışıyorum: Bugünün dünyasında büyük krizleri yönetme kapasitesi hangi devletlerde, hangi ölçüde oluşuyor? Çin’in yaklaşımı neden Roosevelt dönemini bazı yönlerden hatırlatıyor? Neden bazı yönlerden onu aşıyor? Ve neden başka büyük ülkeler benzer arayışlara girseler de aynı ölçüde bütünlüklü bir model kuramıyorlar?
Podcast serisini Substack sayfamda yayımlayacağım. İlk bölümleri önümüzdeki hafta paylaşmaya başlıyorum. İlgi duyan herkesi izlemeye davet ederim.
Not: “Yöneticiler Neden Felsefe Okumalı?” yazı dizisine de devam edeceğimi, bir sonraki bölümde Kant’ı yöneticiler açısından yorumlayacağımı da eklemiş olayım.
